Hürriyet gazetesi yazarı Noyan Doğan, bugünkü köşe yazısında trafik sigortalarında önemli bir sorun haline gelen değer kaybı tazminatına dikkat çekti. Sigorta şirketlerinden gelen yoğun şikâyetler üzerine konuyu araştırdığını belirten Doğan, sistemde ciddi yapısal sorunlar bulunduğunu ve bu durumun hem sektörü hem de vatandaşları olumsuz etkilediğini ifade etti.

Trafik sigortasında dev açık: 2024 zararı 35 milyar TL

Doğan’ın aktardığına göre, sigorta şirketleri, değer kaybı tazminatı kapsamında prim karşılığı olmayan önemli bir finansal yük altına giriyor. Kaza sonrası kusursuz tarafın hasar gören aracında oluşan ikinci el değer düşüklüğü, trafik sigortası kapsamında tazmin ediliyor. Ancak bu tazminatın standart bir hesaplama yöntemi bulunmuyor. Geçmişte yargı kararıyla iptal edilen hesaplama formülü sonrası, yeni bir düzenleme yapılmamış olması da belirsizliği artırıyor.

Bu karmaşa, sigorta şirketlerini ciddi zararlara sürüklüyor. 2024 yılında trafik sigortalarında açıklanan toplam zarar 35 milyar TL’ye ulaşırken, bu zararın önemli bir kısmının değer kaybı tazminatlarından kaynaklandığı belirtiliyor.

Tahkim başvurularının yüzde 57’si değer kaybından

Sadece 2024’te, Sigorta Tahkim Komisyonu’na 615 binden fazla kişi başvurdu. Başvuruların yüzde 94’ü trafik sigortasından kaynaklanırken, bunun da yüzde 57’si – yaklaşık 327 bin dosya – değer kaybı tazminatına ilişkin uyuşmazlıklar oldu. Mahkeme süreçlerini de hesaba katarak toplamda 650 binin üzerinde dava dosyasının bu konuya dair olduğu tahmin ediliyor.

Kaba bir hesapla, araç başına 20 bin liralık tazminat ödendiği varsayılırsa, yalnızca bir yılda değer kaybı için 13 milyar TL’lik bir ödeme gerçekleşiyor. Ancak Doğan, bu rakamın gerçek ödemelerde 2-3 katına çıktığını, yani yıllık maliyetin 30-40 milyar TL seviyesine ulaştığını ifade ediyor.

Aracılar devrede: tazminat artıyor, vatandaş yine kaybediyor

Yazıda en dikkat çeken bölümlerden biri ise süreci yöneten aracı yapıların rolü. Doğan, bu yapıların hasar gören araç sahiplerine ulaşarak vekâlet aldıklarını, ardından sigorta şirketine başvurup tazminat ne çıkarsa çıksın hukuk yoluna gittiklerini belirtiyor. Mahkeme süreçlerinde tazminat tutarları yükselirken, elde edilen fark çoğunlukla aracıların cebine gidiyor.

Bu sistemin sonunda, 20-25 bin TL’lik değer kaybı tazminatları 60-70 bin TL seviyelerine çıkarken, sigorta şirketi daha fazla ödeme yapıyor ancak araç sahibi bu artıştan doğrudan fayda göremiyor. Doğan, "Vatandaşın cebine fazladan bir şey girmediği gibi, bu yük prim artışı olarak yine ona yansıyor" diyor.

Ne yapılmalı? Vatandaşa ve kamuya uyarı

Noyan Doğan, vatandaşlara çağrıda bulunarak değer kaybı tazminatı için önce sigorta şirketine bireysel başvuru yapılması gerektiğini, ‘daha fazla tazminat alırız’ vaadiyle vekâlet isteyen kişi veya kuruluşlara itibar edilmemesi gerektiğini belirtiyor.

Kamuya yönelik olarak ise, değer kaybı tazminatlarının hesaplamasına ilişkin standart bir yöntem geliştirilmesi ve bu yöntemin yasal bir zemine oturtulması gerektiğini vurguluyor.

Doğan, "Koskoca finans sektöründe böyle başıboş bir uygulama olmaz" diyerek sistemdeki aksaklıkların hem sektörü hem de vatandaşları yıprattığını ifade ediyor.