TÜİK’in 27 Mart’ta açıkladığı Şubat 2025 işgücü istatistiklerine göre, işsizlik oranı Ocak ayına kıyasla 0,2 puan azalarak yüzde 8,2’ye geriledi. Bu oran son üç yılın en düşük seviyesi olarak kayıtlara geçti. Ancak bu düşüş, ekonomik gidişat açısından olumlu bir tabloya işaret etmiyor.
Verileri detaylı inceleyen uzmanlar, bu düşüşün arkasında istihdam kaybı olduğunu vurguluyor. Şubat ayında işsiz sayısı 95 bin azalırken, istihdamda 149 bin kişilik bir düşüş yaşandı. Bu durum, işsizlik oranındaki düşüşün, iş aramaktan vazgeçen bireyler nedeniyle matematiksel olarak gerçekleştiğini gösteriyor.
Potansiyel işgücü arttı, geniş tanımlı işsizlik sıçradı
Aktif olarak iş aramayan ancak çalışmaya hazır olan bireylerin dahil edildiği potansiyel işgücü, Şubat’ta bir ayda 358 bin kişi arttı. Böylece TÜİK’in geniş tanımlı işsizlik olarak adlandırdığı “potansiyel işgücü ve işsizlerin bütünleşik oranı” yüzde 18,9’dan 19,5’e çıktı.
Bu tablo, sadece Şubat ayına özgü bir durum değil. Son beş aydır istihdam düşerken işsizlik oranı da düşmeye devam ediyor. Ekim 2024’te 32 milyon 739 bin olan istihdam, Şubat 2025 itibarıyla 32 milyon 314 bine gerileyerek 425 bin kişilik bir azalmaya işaret ediyor. Aynı dönemde işsiz sayısı 265 bin kişi azaldı, buna karşın geniş tanımlı işsizlik yükseldi.
Kadın istihdamındaki kayıp dikkat çekiyor
Şubat ayında yaşanan istihdam kaybının büyük bölümünün kadınlara ait olduğu görülüyor. Kadın işsiz sayısı 131 bin azalırken işsizlik oranı yüzde 11,9’dan yüzde 11’e geriledi. Ancak bu olumlu gibi görünen değişimin ardında kadın istihdamındaki 101 bin kişilik kayıp yatıyor. Erkeklerde ise işsizlik oranı yüzde 6,6’dan 6,7’ye hafif bir artış gösterdi.
İstihdamın sektörel dağılımı belirsiz
İstihdamdaki bu gerilemenin hangi sektörlerden kaynaklandığı TÜİK’in aylık verilerinde yer almıyor. Bu nedenle değerlendirme yapmak için Mayıs ayında yayımlanacak olan yılın ilk çeyrek verileri bekleniyor. Tahminler, istihdam kaybının özellikle sanayi ve kısmen tarım sektörlerinde yoğunlaştığı yönünde.
Uzmanlara göre bu eğilim sürdüğü takdirde, yalnızca işsizlik oranlarına bakılarak yapılan yorumlar ekonomik tabloyu doğru yansıtmayabilir. Nitelikli ve sürekli istihdam artışı olmadan işsizlik oranlarındaki düşüş, yanıltıcı bir iyileşme algısı yaratabilir.