İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun “yolsuzluk” soruşturması kapsamında tutuklanması ve “terör” suçlamasından serbest bırakılmasıyla, kamuoyunda “İBB’ye kayyım atanır mı?” sorusu gündeme geldi. Hürriyet gazetesi yazarı Fulya Soybaş, bugünkü köşe yazısında bu tartışmayı ele aldı ve hukukçularla konuşarak sürecin hukuki yönünü değerlendirdi.
26 Mart’ta başkan vekili seçimi yapılacak
İstanbul Valiliği’nin yaptığı açıklamaya göre, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Beylikdüzü Belediyesi meclisleri, 26 Mart Çarşamba günü toplanarak belediye başkan vekilini seçecek. Bu gelişme, kamuoyunda “İBB’ye kayyım atanacak mı?” sorusuna şimdilik net bir yanıt anlamına geliyor.
Prof. Dr. Selami Kuran: "Tutuklama olsaydı kayyım atanması zorunlu olurdu"
Marmara Üniversitesi Kamu Hukuku Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Selami Kuran, Soybaş’a yaptığı açıklamada, “Terör suçlamasından bir tutuklama kararı çıksaydı, Anayasa’nın 127. maddesi ve Belediyeler Kanunu’na göre kayyım atanması zorunlu olurdu” dedi. Ancak İmamoğlu’nun terör suçlamasından serbest bırakıldığını hatırlatarak, şu ifadeleri kullandı:
“Belediyeler Kanunu’nun 45. maddesine göre başkan vekili seçimi yapılacak. Bu da kayyım ihtimalini ortadan kaldırır. Yine de İçişleri Bakanlığı, soruşturma aşamasında başkanın görevden uzaklaştırılmasına karar verebilir. Bu durumda inisiyatif Bakanlıkta olur.”
Dr. Rezan Epözdemir: “Yasada yetki var ama eğilim tutuklamaya bağlı”
Hukukçu Dr. Rezan Epözdemir ise mevcut mevzuat çerçevesinde İçişleri Bakanlığı’nın kayyım atama yetkisinin bulunduğunu, ancak bu yetkinin genellikle tutuklama kararına dayanarak kullanıldığını belirtti.
“Tutuklama, soruşturmanın selameti ve kamu hizmetlerinden yasaklanma hallerinde görevden alma ve kayyım atama yapılabiliyor. İmamoğlu’nun terör suçlamasından tutuklanmaması, bu yetkinin kullanılmamasına zemin hazırladı. Fakat mahkeme kararında, terör suçlamasında da kuvvetli şüphe bulunduğu yazıyor. Bu teknik gerekçeyle görevden uzaklaştırma mümkün kılınabilir.”
Epözdemir, bu durumda nihai kararı mahkemenin vereceğini ve terör suçlamasından tutuklama kararı çıkması halinde sürecin yeniden başa sarılacağını ifade etti.
Valilik açıklamasıyla tartışma kısmen noktalandı
Saat 18.00 itibarıyla İstanbul Valiliği’nin başkan vekili seçimi yapılacağını duyurması, kayyım tartışmalarını büyük ölçüde sonlandırdı. Soybaş’a konuşan hukukçular, seçim gerçekleştiği takdirde yeni bir kayyım ihtimalinin doğmasının zor olduğunu, ancak yargı sürecinin devam etmesi nedeniyle olasılıkların tamamen ortadan kalkmadığını dile getirdi.
Ahmet Türk örneği gündeme geldi
Yazıda ayrıca, 2019 yılında Ahmet Türk’ün Mardin Büyükşehir Belediye Başkanlığı’ndan mahkeme kararı olmadan görevden alınarak yerine kayyım atanması örneği de hatırlatıldı. Aynı süreçte Diyarbakır ve Van Büyükşehir Belediye Başkanları da benzer gerekçelerle görevden uzaklaştırılmıştı. Bu durum, İçişleri Bakanlığı'nın “terör örgütü ile iltisak veya irtibat” gibi değerlendirmelerle yargı kararına gerek kalmadan görevden alma kararı verebileceğine işaret ediyor.
Soybaş’ın değerlendirmesi: Yetki kullanılamadı, halk iradesi korundu
Fulya Soybaş yazısını şu değerlendirmeyle noktalıyor:
“İçişleri Bakanlığı, mevcut yasal yetkisine rağmen bu kez görevden alma ve kayyım atama uygulamasına gitmedi. Bu durum, halkın seçimle belirlediği iradenin korunması yönünde atılmış önemli bir adım olarak görülüyor.”
Ancak hukukçular, sürecin tamamen kapanmadığını ve yargı kararlarına bağlı olarak gelecekte yeniden gündeme gelebileceğini belirtiyor.