Yurt içinde geçen hafta finans piyasaları, Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksinin yüzde 1,01 artarak 7.993,85 puanla kapanması ve Dolar/TL kurunun hafif bir artışla 28,9901'den kapanış yapmasıyla hareketli bir dönem geçirdi. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Dr. Hafize Gaye Erkan'ın, fiyat istikrarının önemine vurgu yaparak, para politikasının toplumsal refaha olan katkısını dile getirmesi, piyasalar tarafından dikkatle takip edildi.
Öte yandan, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Sektörler Konseyi toplantısında Erkan, Türk lirasına geçişin zamanının geldiğini belirterek, bu durumun mevduat gelişmelerindeki doğrudan yansımalarına işaret etti. Yeni ekonomi yönetiminin adımlarıyla Türkiye'nin 5 yıllık kredi risk primi (CDS) Mart 2021'den bu yana ilk kez 300 baz puanın altına düşerek 290 baz puana geriledi. Bu gelişme, ekonominin sağlamlaştığına dair önemli bir işaret olarak değerlendirildi.
Uluslararası Yatırımcılar Derneği (YASED), ekim ayında Türkiye'ye 1 milyar 188 milyon dolar değerinde uluslararası doğrudan yatırım girişi gerçekleştiğini bildirdi. Bu, yabancı yatırımcıların Türkiye ekonomisine olan güveninin somut bir göstergesi olarak kabul ediliyor. Moody's ve Fitch Ratings gibi uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarının Türkiye'nin ekonomik durumuna ilişkin raporları da piyasalar tarafından yakından izleniyor.
TCMB'nin açıkladığı verilere göre, yurt dışında yerleşik kişiler geçen hafta hisse senetleri ve Devlet İç Borçlanma Senetleri'nde (DİBS) önemli miktarda alım gerçekleştirdi. TCMB'nin toplam rezervleri ise 8 Aralık haftasında bir önceki haftaya göre 1 milyar 225 milyon dolar artarak 141 milyar 374 milyon dolara ulaşarak tüm zamanların en yüksek seviyesine erişti.
Gelecek hafta, piyasaların odak noktası TCMB'nin Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında açıklayacağı faiz kararı olacak. AA Finans'ın beklenti anketine katılan ekonomistlerin tahminlerine göre, bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının (politika faizi) 250 baz puan artırılarak yüzde 42,50'ye çıkarılması bekleniyor. Bu karar, ekonomi politikalarının geleceği açısından kritik bir dönüm noktası oluşturacak.